BlogKişisel Gelişim & Verimlilik

Modern Family Dizisinden Alınacak Hayat Dersleri

Modern Family, bir çok Emy ödülünün sahibi, eğlenceli bir aile dizisi. Eğlenceli ve komik olduğu kadar, bizlere hayat hakkında ipuçları veren bu diziden almamız gereken dersler var. Modern Family adı üstünde “Modern Aile”. Bildiğimiz geleneksel aile kalıplarını yıkan bu dizinin adı neden Modern Family peki? Yıktığı kalıplar neler? Bu dizi aslında çekirdek bir ailenin, gündelik hayatlarında başlarına gelen olayları konu alıyor. Kalıpları yıkan şey ise karakterler. Karakterler tıpkı bir gökkuşağı gibi, her rengi barındırıyor ve bu renkler bütününü keyifli bir şekilde izlemek ise bizlere kalıyor. Ailenin en büyük ve aslında gelenekselci karakteri Jay Pritchett. 60lı yaşlarının sonunda olan bu karakter üç çocuk babası. İlk evliliğinden olan çocukları, Claire ve Mitchell. Claire, Phil ile evli ve Haley, Alex, Luke adında üç çocukları var. Mitchell ise Cameron Tucker ile eş cinsel bir evlilik yapmıştır. Karakterlerin ne kadar çeşitli ve renkli olduğunun sinyallerini buradan almaya başlıyoruz. Jay ikinci evliliğini çok genç ve güzel olan Kolombiyalı Gloria ile yapmıştır. Gloria’nın ise ilk evliliğinden olan Manny bu aileyle birlikte yaşamaktadır. Mitchell ve Cameron Vietnam’dan Lily adlı bir kız çocuğu evlat edindikten sonra dizide asıl olaylar başlamıştır.

 

Aslında Modern Family’den alınacak ilk hayat dersi şudur; tüm farklılıklara rağmen bir bütün, bir aile olabilmek bizi mutlu eden şeydir. İnsanların tercihleri, yaşları, ırkları ya da inançları ne olursa olsun hep bir arada olmak asıl meseledir. Dizide, evlat edinilmiş bir Asyalı bebek, Kolombiya’dan ABD’ye gelmiş yaşlı bir adamla evlilik yapmış genç bir kadın ve eş cinsel evlilik yapmış bir birey bulunmaktadır. Aslında “sevginin yaşının, ırkının ve cinsiyetinin olmadığı” mesajını ilk dakikalarda alıyorsunuz. Ki bence dizinin vermeye çalıştığı ana mesaj budur ve olaylar bunun üzerinden ilerlemektedir.

Belki de bu dizinin en iyi yanı, geleneksel olmayan bir ailenin hikayesini paylaşmasıdır. Dizideki bazı ilişkiler alışılmadık olabilir, ama her ne olursa olsun onların neşeli yaşamlarına tanık olmak bize şunu sorgulatıyor; “Acaba bulunduğumuz kalıpların dışından çıkarsak daha mutlu bir hayat mümkün olabilir mi?”. Diziyi izledikten sonra cevabınız kesinlikle “EVET!” olacaktır. Kalıpların dışına çıkın, ve insanların sizi, siz oldukları için sevmelerine izin verin. O zaman hayatlarınız daha neşeli olacaktır.    “Neyi yapmaktan mutlu oluyorsanız, onu yapmaya devam edin.” Dizinin bir diğer hayat dersi de bu bence. Her karakterin ayrı bir tutkusu olduğunu görüyoruz, Cameron müzik yapmaktan, Alex bilimle uğraşmaktan, Haley modadan hoşlanıyor. Onların tutkuları bunlar ve tutkularının peşinden gidiyorlar. Öyle ki, bazı bölümlerde bu tutkular başlarına bela olabiliyor ancak ne olursa olsun yapmaya devam ediyorlar. İlk başlarda ne kadar tepki görseler de bölümün sonunda tüm ailenin, tutkusu peşinden gideni desteklediğini ve bir bütün içinde olduğunu görüyoruz.

Phil Dunphy, belki de dizinin en eğlenceli karakteri. Bir aile babası olması onun genç kalmasına engel değil. Phil’in istisnasız her bölümde yaptığı çocukça espiriler, şakalar bazen fiziken imkansız olsa da denediği sporlar… Kısacası yaşı 40ları geçmiş olsa da ruhu genç kalan bir karakter. Dizi bize, içimizdeki çocuğu yaşatmayı öğretiyor; her yaşın kendine has güzellikleri vardır elbet, ama ruhunuzdaki o küçük çocuğu hep yaşatın, diyor sanki.

 

 

modern-family-konusu

Dizinin en mükemmeliyetçi karakteri Claire. Her şey olması gerektiği gibi olmalı, çocuklar tam zamanında kahvaltı masasına oturmalı, herkes çok düzenli olmalı gibi daha birçok kuralı var Claire’in. Ama Phil ile evliyseniz ve birbirinden tamamen farklı karakterlerde çocuklara sahipseniz bu pek mümkün olmuyor. Aslında dizinin bize anlatmaya çalıştığı şey çok açık, mükemmelik diye bir şey yoktur. Her mükemmelin bir kusuru vardır anlayacağınız, Claire her ne kadar mükemmele ulaşmaya çalışsa da her zaman bir pürüz çıkıyor. Ancak bunların yanında Claire çok iyi bir anne ve başarılı bir iş kadını olmayı başarıyor. Bu yüzden bırakın bazen dağınık kalsın, bırakın bu sefer de mükemmel olmasın. Bazen hayatımızdaki pürüzler bizi biz yapan şeylerdir. Onlarla yaşamaya alışın, bu sizi daha mutlu kılacaktır.

Bu aileyi izleminin en keyifli taraflarından birisi de başarısızlıklarına şahit olmak. Evet doğru okudunuz, başarısızlıklarına. Çünkü bu tamamen gerçek hayatı yansıttığını gösteriyor, ve öyle ki o başarısızlıkların ardından çok güzel hayat dersleri çıkarıyorsunuz. Herkesin birlik olup yolunda gitmeyen şeyleri, yoluna koymaya çalışmalarını izlemek çok keyifli olabiliyor. Ama tabi işlerin hemen yoluna koyulmasını isteyen Jay kadar sabırsızsanız, bu bölümler sizin için bir miktar can sıkıcı olabilir. Fakat dizide de görüyoruz ki sabretmek büyük bir erdemdir. Hani derler ya, “sabrın sonu selamettir” diye, işte bu dizi onu çok güzel vurguluyor. Yolunda gitmeyen işleriniz elbette olacaktır, ama aileniz gibi bir destekçiniz varsa onlar size sabretmeyi öğretecek ve birlikte her şeyi yoluna koyacaksınız, bundan emin olabilirsiniz.

Hayatınız çok mu rutin? Başarısızlıklar, sıkıntılar üst üste mi geldi? Belki yurt odanız da kendinizi yalnız hissediyorsunuz. O zaman Cam’in (Cameron) de yapmayı en sevdiği şeyi yapın ve dans edin, ya da Phil gibi akrobatik hareketler yapmaya çalışın… Durun durun daha iyi bir fikrim var, hadi kalkın ve Modern Family izlemeye başlayın, garanti veriyorum hayat hakkında çok şey öğreneceksiniz, üstelik kahkahalar eşliğinde.

 

Elif Dönertaş

Proje Yönetimi Okulu Blog Yazarı


İlgili Makaleler


Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Başa dön tuşu