Portekiz Avrupa Gönüllü Hizmeti Deneyimi

Portekiz Avrupa Gönüllü Hizmeti Deneyimi

CEBİMDE AGH, AKLIMDA PORTEKİZ…

 

 

Yaklaşık iki ay önce Avrupa Gönüllü Hizmeti(AGH)  yapmak üzere gittiğim Portekiz/Lizbon’dan döndüm ve AGH ile ilgili deneyimlerimi bilgilendirme amaçlı bu yazıda toplamaya karar verdim.

Öncelikle AGH  artık farklı deneyimler yaşamak isteyen,aktif ve girişimci gençler arasında oldukça yaygınlaştı bu çok sevindirici bir durum. Bana göre böyle güzel bir fırsat ve deneyimi her gencin yaşaması gerekir.

Gelelim benim AGH ile tanışma hikayeme… Üniversite 3. sınıftayken mezun olacak ev arkadaşımın harıl harıl AGH projelerine başvurmasıyla tanıdım. O zamanlar bu tarz işlere karşı çok önyargılıydım kesinlikle işin içinde bir torpil veya farklı bir durum olduğunu, bizi kabul etmeyeceklerini düşünerek, kendim inanmadığım gibi arkadaşımı da bu sevdadan vazgeçirmeye çalışıyordum :). Son sınıfa geldiğimde ev arkadaşımın kabul edildiğini duyunca ben de bir hevesle mezun olur olmaz AGH yi araştırmaya koyuldum ve kendime proje aramaya başladım.

Kabul ediyorum motivasyon mektupları hazırlamak, proje başvuruları yapmak ve reddedilmek motivasyonunuzu düşürüyor, biraz uzun ve sabır isteyen bir süreç olabiliyor. Üç beş ayda kabul alınabileceği gibi bu yıllar da alabilir ama eğer gerçekten bunu istiyorsanız asla vazgeçmeyin derim ben. Zira unutamayacağınız bir deneyim için bu zahmetleri çekmeye değer. Ben 4 aylık yoğun bir sürecin sonunda aralarında Portekiz’de bir senelik bir projenin de bulunduğu 17 tane başvuru yapmıştım ve sonunda beklediğim haber bayram gününde gelerek bana gerçek bir bayram yaşattı 🙂 Portekiz’deki bir kurumdan kabul almıştım.

Pasaportuydu,vizesiydi gerekli belgeleriydi derken bir ay sonra kendimi ,daha önce belgeselini izleyip aşık olduğum hatta eğer bir gün gidersem şunları şunları yapacağım diye listelediğim Portekiz’in başkenti Lizbon’da buldum..

Uçak Lizbon’a varana kadar hala hayal gibiydi. Proje koordinatörümüzü havaalanında görünce ‘’Macera başlasın!’’ dedim. Beni çok sıcak karşıladılar, zaten genel anlamda Portekizliler gerçekten çok sıcakkanlı ve yardımsever insanlar.

 Bir hafta sonra projem başladı. Sabahtan öğlene kadar yaşlılarla bir sosyal center’da , öğleden akşama kadar da maddi durumu yetersiz çocuklarla kreş tarzı bir okulda vakit geçirecektim.

Yaşlılarla jimnastik yapmak, örgü örmek ve eğitici oyunlar oynamak gibi aktivitelerimiz vardı. Yılbaşı, paskalya ve önemli günlerde ise onları partilere hazırlayıp aktivitelere katılıyordum. Onun dışında ayda bir yaşlılarla papaz eşliğinde ayinlere bile katılıyordum 🙂 Yaşlılar ben yabancı olduğum için bana çok ilgi gösteriyorlardı ve her konuda bana hep yardımcı oldular. Hepsi benim bir babaannem bir dedem gibiydi projenin sonunda 🙂 Ben AGH ile gönüllülük yapan ve yabancı olan tek kişi olduğum için bu biraz beni zorlamıştı. Ama mentorüm (orada sizin adaptasyonunuz ve her türlü sorununuz ile ilgilenecek kişi) ve oradaki tüm çalışanlar bana o kadar yardımcı oldular ki süreç sorunsuz ve çok keyifli geçti.

Çalıştığım çocuklar 3 ile 18 yaş aralığındaydı. Çocuklarla da aynı şekilde oyunlar oynayıp varsa İngilizce ödevlerine yardım ediyordum. Bunun yanında yine önemli günlerde yapılacak aktivitelerin hazırlık ve uygulama aşamasında onlara eşlik ediyordum. Piknikler,geziler düzenliyor,yazın da plaja gidiyorduk. Gitgide hem yaşlılarla hem de çocuklarla birbirimize çok alışmıştık ve hepsi benim bir ailem olmuştu kısa sürede. Bu anlamda çok şanslıydım tam istediğim gibi bir proje ve ortamda çalışıyordum ve etrafımdaki insanlar benden yardımlarını ve sevgilerini hiç esirgemiyorlardı. Zaten projemin sonunda miniklerle ve yaşlılarla ağlaşarak ayrılmamız bana AGH nin hayatımda verdiğim en isabetli karar olduğunu kanıtlamış oldu.

Peki nasıl anlaşıyordun? derseniz Portekizce dersleri alıyorduk ama çok zor bir dildi bana göre ve çat pat anlamak ve anlaşmak yaklaşık altı ayımı almıştı. Öncesinde ise temel ifadeler ve bilenlerin yardımıyla idare etmeye çalışıyordum. Minikler bile bana Portekizce öğretmeye çalışıyorlardı 🙂

Hafta sonlarımı Lizbon’u keşfetmeye, arkadaşlarla dışarı çıkmaya ayırıyordum. İtalya, Polonya,Bulgaristan, İspanya, Romanya gibi bir çok ülkeden benim gibi gönüllülük yapmak için Lizbon’a gelen birçok arkadaşım vardı. Birdenbire hiç tanımadığım bir kültürün hiç tanımadığım insanlarla parçası oluvermiştim. Artık onların özel günlerinde onlara eşlik ediyor, kültürlerini öğrenmeye çalışıyordum.

Birazcık Portekiz’i anlatayım diyorum ama nereden başlamalıyım bilemiyorum! Portekiz gerçekten uçsuz bucaksız sahilleriyle, sıcacık insanlarıyla, yokuşlu daracık sokaklarıyla, o binalarındaki otantik detaylarıyla huzur veren bir ülke. Lizbon’dan gözlemlediğim kadarıyla eğlenmeyi ve hayatın tadını çıkarmayı çok iyi bilen bir ülke. Sabahları o sert shot kahvelerini içmeden kendine gelemeyen ülke. Haftanın en az üç günü balık ve bilumum deniz ürünleri yiyerek kısmen aç kalmama sebep olan ülke !… Daha fazla anlatıp büyüyü bozmak istemiyorum. Bir gün gidip görürseniz siz de gözlemlerinizi paylaşırsınız  belki.Zaten görmüşseniz de anlattıklarıma aşinasınızdır. Ben AGH’yi  Lizbon’da yaptığım için kendimi çok şanslı hissediyorum zira kendisi benim ikinci memleketim olmuştur. İkinci kez yapma şansım olsaydı yine Portekiz’de yapabilirdim.

Ve tabii ki seyahatler AGH nin vazgeçilmez bir parçası… Boş vakitlerinizde veya izin günlerinizi biriktirip diğer ülkelere ufak çaplı geziler düzenleyebilirsiniz arkadaşlarınızla. Avrupa’nın en batısında olması sebebiyle Portekiz bu anlamda biraz dezavantajlı ama Rynair, Easyjet gibi ucuz havayollarını takip ederseniz çok ucuza seyahat edebileceğinizi göreceksiniz. Ben bir çok Avrupa şehrine gitme fırsatı buldum. Benim gibi seyahat etmeyi seviyorsanız AGH sayesinde bir çok şehri gezip görme şansını da yakalayabilirsiniz.

AGH sayesinde bir seneye bir sürü unutulmaz anı, sayısız güzel insan, güzel dostluklar sığdırdım. Bana çok şey kattığını, geliştirdiğini ve büyüttüğünü hissediyorum. Size de çok şey katabilir yeter ki kabuğunuzu kırın ve böyle bir deneyimi yaşamak için çaba gösterin, kendinize güvenin!

Umarım bu yazıyla AGH için bir adım atmanıza vesile olurum.

                                                                                                SEHER CAN – 2015

Son Yazılar
Yorum ( 6 )
  1. Atakan Uz
    15 Nisan 2015 at 00:56
    Cevapla

    Çok akıcı, mükemmel bir yazı. Bir çırpıda okunuyor. Gönüllülük hizmetinin tam olarak uygulanışı ve süreci belirtilmiş. Görsel objeler ve resimlerle daha iyi olacaktır. Mesela “çalıştığım bina şurası: —–” gibi. Yazılarınızın devamını bekliyorum hoşçakalın.

    • Gökhan Turgut
      15 Nisan 2015 at 18:43
      Cevapla

      Çok teşekkürler Atakan en yakın zamanda farklı ülkelerle ilgili de yazılar devam edecektir.

  2. egenur
    11 Şubat 2016 at 01:04
    Cevapla

    merhabalar, agh yapmayı erkek arkadaşımla çok istiyoruz fakat kabul edilmek biraz zor anladığım kadarıyla. ikimizin de kabul edilip aynı proje olmasa bile aynı şehre denk gelmemiz mümkün müdür?

    • abproje
      11 Şubat 2016 at 09:12
      Cevapla

      Merhaba Ege, dediğin ihtimal gerçekten zor ama teknik olarak imkansız değil, biraz şans işi 🙂

  3. neslihan
    26 Mayıs 2016 at 19:58
    Cevapla

    arkadaşımız herşeyi mükemmel anlatmış eline sağlık fakat tek bir sorum olucak dil sorunu bunun için ingilizce bilmek şart anladığım kadarıyla diğer türlü zaten bu hayalleri gerçekleştirmek zor gibi 🙂

    • abproje
      26 Mayıs 2016 at 22:42
      Cevapla

      Merhaba Neslihan; ingilizce bildiğini resmi olarak belgelemen istenmiyor ancak tabii SKYPE görüşmesi yapılırsa İngilizce bilmen gerekmekte 🙂

Bir cevap bırakın